Global’de Prim Aldatmacası

yarisİstanbul, İzmir ve Erzurum’da toplam 9 ayrı çağrı merkezi bulunan Global Bilgi, Türkiye’deki en büyük çağrı merkezi taşeronu olma yolunda ilerliyor.

Son olarak, Erzurum’da açtıkları çağrı merkeziyle adından bir hayli söz ettiren şirketin, doğuda da istihdam yaratması ve yatırım yapması iş dünyasında büyük takdir topluyor. Ancak Global çalışanları açısından durum hiç de böyle değil.

İstanbul, İzmir ve Erzurum’da toplam 9 ayrı çağrı merkezi bulunan Global Bilgi, Türkiye’deki en büyük çağrı merkezi taşeronu olma yolunda ilerliyor. Son olarak, Erzurum’da açtıkları çağrı merkeziyle adından bir hayli söz ettiren şirketin, doğuda da istihdam yaratması ve yatırım yapması iş dünyasında büyük takdir topluyor. Ancak Global çalışanları açısından durum hiç de böyle değil.

İstihdam adı altında çalışanlar sömürülüyor

anne_bak_global_ciplak

Yeni çağrı merkezleri açarak karını arttıran Global’in patronlarının; bu refahı çalışanlarıyla paylaştığını söylemek çok zor. Açılan yeni lokasyonları gururla tanıtmayı biliyorlar. Ancak senelik zam oranlarını enflasyon oranının altında açıklarken, başları öne eğik ve mahcup bir edayla “kriz Beklentisi”nden söz ediyorlar.

Bilhassa engelli istihdamı konusunda yapılan işe alımlar, tıpkı THY çağrı merkezinde olduğu gibi ücretin ve çalışma koşullarının gerektiği gibi düzenlenmemesi nedeniyle, şirket açısından “biz engelli istihdamı yapıyoruz” izlenimi vermenin dışında bir işe yaramıyor.

Engelli çalıştırmanın gerektirdiği iş ortamı sağlanmadan, ücretler buna göre ayarlanmadan işe alınan insanlara ‘sözde’ iş olanağı yaratılmış oluyor. Bundan şikâyetçi olanlar ise, çalışma şartlarının diğer çağrı merkezleriyle kıyaslanması ve onlara göre daha iyi konumda olması nedeniyle susturulmaya çalışılıyor. Züğürt tesellisi olarak sunulan özel sigorta, servis hizmeti ya da jimnastik salonu; insanların 700 YTL ve civarındaki maaşla nasıl geçinecekleri konusuna bir açıklık getirmiyor.

Prim vermemek için “gerçeküstü” hedefler koyuluyor

Son dönemde, Global çalışanlarının üzerindeki iş yükünü arttırmaya yarayan en önemli değişiklikler, prim sisteminde yapıldı. Aylık ücreti düşük tutan ve ‘prim’le çalışanları geçindirme vaadinde bulunan Global; gün geçtikçe prim oranlarını da azaltma politikası uyguluyor.

Şirket kar ettiği zaman çalışana prim olarak yansıtılmıyor. Ancak Türkiye krize girdiğinde, ilk olarak çalışan ücretlerine ve prim hesaplarına yansıyor.

Performans değerlendirmesine eklenen birtakım yeni kriterleri, gerçekleştirmesi imkansız hedefler içerdiğini görüyoruz. Çalışanların yemek ve ihtiyaç molası vermeden gün boyunca telefona bakarak ancak ulaşacakları çağrı karşılama sayıları, en yüksek hedef olarak gösteriliyor. Ulaşılması imkânsız hedefler, insanların prim alabilmek için bütün gün yemekten, moladan kısarak çalışmasına neden oluyor. Bu durum; aynı zamanda çalışanlar üzerindeki psikolojik baskı ve stresin de katlanılmaz bir hale gelmesine sebep oluyor.

“Çağrı karşılama oranı” adını verdikleri performans kriterinizi, operasyonel olarak değil bireysel olarak değerlendirilmeye başlanması, eziyet etmenin bir başka yolu olarak gözümüze çarpıyor. Bir çalışanın performansının önemli bir bölümünün; çağrı karşılama sayısının gelen tüm çağrı sayısına oranlanarak hesaplanması; robotun bile yapamayacağı bir işi o insandan istemekle aynı anlama geliyor.

Örneğin; Turkcell’in anneler gününe özel bir kampanyası olduğu zaman; bu çalışan, en yüksek primi alabilmek için tüm mesai boyunca yerinde oturup telefon bakmalı ve hatta mucizevî bir şekilde aynı anda birden fazla çağrı almalı. Aksi takdirde; performansı hesaplanırken yüzde 20’lik kriterden 0 almış olacak.

Eskiden tüm çalışanların aldıkları çağrı sayısının ortalaması alınarak bu değerlendirme yapılırken; şimdi her çalışanın ayrı hesaplanması, insanları bireyselliğe itiyor. İnsanların en yakınlarını bile rakip görmesi için uygun bir ortam yaratılıyor. Bu durumun; etkin ve verimli çalışmayı sağladığı söyleniyor. Aslında; karın tokluğuna çalışan insanlar açısından daha çok çalışmayı ve çalışanın hakkını zorla gasp eden patronlar açısından daha çok kar etmeyi getirmekten başka bir işe yaramıyor.

Müşteri her zaman haklıdır

“Müşteri anketi” uygulamasından yola çıkarak, bugün çoğu şirketin uygulamaya soktuğu yeni bir performans kriteri daha var. Danışmanlık şirketinin yaptığı bu uygulamada; müşteri görüşmenin sonrasında (ne kadar sonra olduğu belirsiz) ayrı bir şirket çalışanı tarafından aranıyor ve müşteriden görüşmeyle ilgili puanlama yapması isteniyor. Müşterinin belki de hatırlamadığı bu görüşme için verdiği öznel puanlar; çalışanın primine yine önemli bir oranda yansıtılıyor.

Müşteri memnuniyetini bu denli umursuyor görünen Global; nedense sadece çalışanlarının primlerini hesaplarken müşteri lehine bir harekette bulunuyor. Eğer “müşteri her zaman haklıdır” diyorlarsa; Turkcell’in ödeme tarifelerini ucuzlatmak, gam operatörlerinin daha adil bir fiyatlama yapmasını sağlamak ya da internet paketlerinde ucuzluğa gitmek gibi daha etkili yöntemleri kullanmaları gerekir. Tabiî ki müşterinin bu taleplerine kulaklarını tıkayan şirket yöneticileri, çalışanı şikâyet eden bir müşteriyi sonuna kadar dinlemeyi tercih ediyor.

Performans ölçülerini kim belirliyor?

Çalışanların hayatlarını bu kadar etkileyen performans değerlendirmesinin ölçüleri, çalışanlara sorulmadan belirleniyor. Takım liderleri, kendi performans kriterlerini belirleyebilirken en altta çalışan müşteri temsilcilerinin bu performans ölçümlerine hiçbir etkisi olamıyor. “Astığım astık kestiğim kestik” patronlar, bu değerlendirmelere itiraz edenlere de asla taviz vermiyor. Çünkü onlar; her zaman kendilerine muhtaç olunduğunu, mevcut düzenlemelerin çalışanlar için zaten bir lütuf olduğunu ve bunun ötesine geçmeye gerek olmadığını düşünüyorlar. Bir karsı çıkış ya da çatlak ses olabileceğini akıllarına getirmiyorlar.

İşten çıkarılma; nam-ı diğer istifaya zorlanma

Çağrı merkezi çalışanlarının işten çıkarılması durumunda; ‘neden’ işten çıkarıldıklarını irdelediğimizde genellikle ‘nedensiz’ yere işten çıkarıldıkları gerçeğiyle karsılaşıyoruz. Genel olarak bütün çağrı merkezi taşeronlarında olduğu gibi, Global çağrı merkezlerinde de, çalışanların vardiya sistemine göre çalışıyor olması ve ücret başına saat almaları esnek ve güvencesiz koşullarda çalışmalarının zeminini hâlihazırda yaratıyor. Öte yandan; şirket yöneticileri, sözleşme şartlarından ücret ve sigorta koşullarına kadar her konuda çalışanın iş güvencesinden mümkün olduğunca yoksun kalması için çaba harcıyor. Karşı çıkısı olan veya hakkını arayan çalışanlar, önce aba altından sopa gösterilerek sonra doğrudan tehdit edilerek engelleniyor, susturuluyor.

Global çağrı merkezlerinde sıklıkla; performans düşüklüğü bahanesiyle keyfi olarak işten çıkarılma durumuna rastlıyoruz. Bu işten çıkarılmalar; tazminattan ve davalardan kurtulma yöntemi olarak ‘zorla istifa ettirme’ şeklinde olabileceği gibi, iş akdini feshetme ve fakat tazminatını ödememe, iş akdini feshetme ama hak kazandığı primlerini ödememe gibi farklı şekillerde tezahür edebiliyor.

Görüşmesinde müşteriye gerekli alakayı göstermediği için, bilgisayarından internete bir başkasının bağlanmasına izin verdiği için, yeteri kadar İngilizce bilmediği için, şirketin yasakladığı internet sitelerinden (bu siteler, sermayedarların rakiplerinin siteleri olabildiği gibi, ekşi sözlük gibi bir forum sitesi ya da gercegecagrimerkezi.org gibi “sakıncalı” buldukları bir site de olabiliyor) birine giriş yaptığı için, yetkilisi veya yönetmenine gerekli ilgiyi, itaati göstermediği için, kanser hastası olduğu ve bu hastalığı nedeniyle işe belli dönemlerde gelemediği için, bir gazeteye İzmir lokasyonundaki ağır çalışma koşullarıyla ilgili röportaj verdiği için, çalışanlar herhangi bir ön uyarı almaksızın işten çıkarılıyor. Bu olaylar iş mahkemelerine taşındığında çoğunlukla şirket, haksız yere isten çıkardığı için tazminat ödeme cezasına çarptırılıyor. Ancak bu davalar bile Global’i yıldırmıyor. Dava maliyetlerini göze alan şirket yöneticileri, kimseden ses çıkmayacağını ümit ederek, aynı hukuksuz uygulamalarına devam ediyor.

“Anne bak, dünya çapında çıplak”

Yalanları değil gerçeği söylemeyi tercih eden tüm çağrı merkezi çalışanlarına sesleniyoruz. Site aracılığıyla iletişim kurmaya devam edelim. Çağrı merkezinin insanı yalnızlaştıran, bireyselleştiren ortamına rağmen haklarımızı savunmaktan geri durmayalım. Bir araya gelip mücadele edelim. Haklarımızı kazanmanın yolu, yaşanan sorunları gözler önüne sermekten ve bu sorunları gündemleştirmekten geçiyor.

Share and Enjoy:
  • Print
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Yahoo! Buzz
  • Twitter
  • Google Bookmarks

Kategori:: Kategorilenmemis

Yorumlar (9)

İzleme Adresi | Yorumların RSS Beslemesi

  1. damla diyor ki:

    bence çok doğru bir konu işten çıkarma yok zorla istifa var ve sadece %1 lik bir oran hakkını arıyor tüm taşoron çağrı merkezlerinde olduğu gibi

  2. bahtiyar diyor ki:

    Yemekhaneyi yıpratma politikası için nasıl kullandıklarını bilseniz aklınız hayaliniz durur. Sadece kötü yemek çıkartmak değil, aynı zamanda yavaş yemek verin diye yemekhaneye komut verdiklerini de biliyorum. Sınırlı olan mola bitiyor, zaten yıpranmış olan zavallı Mt’lerin sinirleri iyice yıpranıyor. Bilgisayar programları kasıtlı olarak donduruluyor, üye ile görüşürken bilgileriniz birden gidiyor. Sinir stres üstüne stres, her bilgisayara yöneticiler oyuncak gibi girip çıkıyorlar ağa bağlanma hızını yavaşlatıyorlar. Daha ne anlatsam size?

  3. kanka diyor ki:

    10 saat çalışan ve çağrı aralıkları 5-10 sn arası değişen bir operasyonda çalışmak mümkün mü? (outbound ve satış) gün sonu embesilleştirilen insansı varlıklara dönüyoruz.

  4. Handan Baytekin diyor ki:

    Önce Kurmuş olduğunuz Dernek için teşekkür ediyorum.Artık sesimizi duyurmanın zamanı geldi geçiyor.Biz Çağrı Merkezi Çalışanları üzerinden kazanç sağlayan İş verenlere artık dur demek lazım “bu böyle gitmez”.Kendimi kullanılan,sömürülen,ezilen gibi hissetmekten bıktım…

    Hakkımı aramaktan da yılmadım. Hakkımı gasp edenlerden mahkeme yoluyla geri alırım…

  5. Ambroll diyor ki:

    umarım bir çok çalışan hakkını aramak için bir uğraş verir.Üzülerek söylüyorum ki; 7 kişide 1 kişi hakkını aramaya giden bir sektörde iş veren yani patronlar daha çok üstümüzden kar yaparlar..

  6. diyarkentli diyor ki:

    arkadaşlar global deyip geçmeyin.öyle bir çağda yaşıyoruzki efendim rahat iş denip insanları sömürerek büyüme yolunda olan bir şirketle karşı karşıyayız.orda çalışmak isteyenler bunu tekrar düşünmek zorunda.kariyer diyipte benim gibi sağlık sorunları yaşayabilir.ayrıca personelin çıkış işlemleriyle ilgili olarak havadan sudan bahanelerle kendi iradeleriyle çık diyebilecek kadar patavatsızlaşmışlardır.örnek ben işten çıkmak istediğimi fakat havadan sudan bahanelerle kendin çık diyercesine atıfta bulunmalarıyla karşı karşıyayım.henüz çalışıyorum ve kendilerine yasal haklarımı almayana kadar işten çıkmayacağımı belirttim.savaşımız hala devam ediyor.işin mahkeme kısmınıda duyunca maalesef süt içmiş kedi gibi oluyorlar.aman dikkat globalli olacam diye yaşadığınızı unutmayın.saygılar

  7. globalin ruhuna el fatiha diyor ki:

    evet bende globalin mağdurlarındanım ve bizimde mahkememiz sürüyor.

  8. moonlin diyor ki:

    merhaba arkadaşlar,

    bende globalin son mağdurlarındanım ve işten çıkmak zorunda kaldım istifa ettim çünkü dayanamadım fakat ek primlerimi geçmişe yönelik içerde olan paramı bana ödemiyorlar. avukata vereceğim. sömürülmekten bıkmış birçok insan globalda maalesef karın tokluğuna çalışıyor ve işe ihtiyaçları var. biz susmayalımki daha fazla insan ezilmesin

  9. esra ersin diyor ki:

    merhaba,ben bugün global ik ile görüştüm 2002-2012 arası sgk prim günleri düzeltilek yani aylık 30güne tamamlanacak
    2007-2012 arası sgk prim günleri için ek ödeme yapılacak.
    http://evrakiletim.global-bilgi.com.tr adresinden gerekli formu ve istenen evrakları taratıp gönderiyoruz ve asıllarınıda karşı ödemeli kargoyla sayfadaki ilgili adrese gönderiyoruz.y.kredi banka hesabına ödeme yapılıyor.
    Evet çalışma şartları çok zor bir yer ben 9,5sene birfiil çalıştım çıkışım yapılırkende şanslıyım tüm tazminat haklarımı verdiler.herkes part tıme olarak sgk da çalıştığını bilerek günde 9-10 saat çalışıyordu,yani herşey aleniydi kulbuna uydurmuşlardı.yorumlarınızı yaparken çokda acımasız olmayın derim…kurumsal bir şirketde çalışmış olmanın verdiği tecrübeyi kazandım en başta.Şimdi hala çalışmakta olan arkadaşlar çok daha kötü şartlar old söylüyorlar.prim skalalarının ulaşılamaz boyutda olması sebebiyle tüm ay çabalayanlar baremi geçemedilerse yaptıkları portin le prim alamadan kuru maaşa talim ediyorlarmış,orası da öyle şimdi..ekmek aslanın midesinde artık:(

Siz de yorum yapın