“Başka Dilde Aşk” Filminde Anlatılan Bizim Hikâyemizdir
Sen ki Ferhat’sın işçi, günün senin gelecek
İndir külüngün, indir! Del şu karanlığı del!
Del ki dağlar ardından önümüzde bir çiçek
Gibi açsın aydınlık, tekmil olunca tünel
Hava döndü, işçiden, işçiden esiyor yel
Bilgisayar karşısında saatlerini geçiren grafikerler, altlarında kendilerine ait olmayan arabaları ve takım elbiseleri ile hastane bahçelerinde özel güvenlikçilerle kapkaç oynayan mümessiller, sigortasız ve güvencesiz çalışan dershane öğretmenleri, yoksulluk sınırında yaşayan banka çalışanları, asla satın alamayacakları ürünleri pazarlamaya çabalayan müşteri temsilcileri, güvencesiz çalışan sigortacılar, marketlerde bütün gün zoraki bir gülümseme ile müşteriyi karşılayan kasiyerler, seslerini kimselere duyuramayan çağrı merkezi çalışanları, kısacası hizmet sektörünün bütün emekçileri:
“Başka Dilde Aşk” filminde anlatılan bizim hikâyemizdir.
Sabah-Atv grevi, Plaza Eylem Platformu’nun etkinlikleri, IBM işçisinin zaferi, dershane öğretmenlerinin sendikalaşma çabaları, çağrı merkezi çalışanlarının dernekleşmesi, hizmet sektöründe havanın işçiden yana döneceğini haber veren işaret fişekleridir.
Hizmet sektörü emekçileri uyanıyor, bu uyanış kendi direniş biçimlerini, kendi ezgilerini, kendi sinemalarını doğuruyor, ”Başka Dilde Aşk” böylesi bir filmdir.
Çağrı merkezinde çalışan “Zeynep” ile işitme engelli “Onur” arasında başlayan ve zamanla toplumsallaşan bir aşk ilişkisini konu alan “Başka Dilde Aşk” böylesi bir filmdir. Çağrı Merkezi Çalışanları Derneği olarak çalışan, üreten gerçek insanları perdeye yansıtan “Başka Dilde Aşk” filmini destekliyoruz.
Çağrı Merkezi Çalışanları Derneği olarak,
Yönetmen: ilksen Başarır
Senarist: ilksen Başarır & Mert Fırat
Başrol oyuncuları: Mert Fırat & Saadet Işıl Aksoy’a
ve Başka Dilde Aşk’ın yapımında emeği geçen bütün ekibe bir kez daha
teşekkür ediyoruz
Sesimizi Çoğaltan Tüm Dostlarımıza Selam Olsun
Benzer Yazılar:
- “Başka Dilde Aşk” Film Gösterimi
- Biz Başka Dünya İsteriz!
- Esnek Çalışma Düzeninizi Külahıma Anlatın!
Kategori:: Dernekten









çok güzel bir filimdi gerçeklerin aktarıldığı bir filim insan haysiyet ve onurunu ancak aşk kurtarabilirmiş pırıl pırıl iki gencin aşk uğruna verdiği mücadele takdire şayan böylesi filimlerin devamını bekliyoruz toplumsal bilincin uyanması için şart
…. Gülümseyin, başka bir dünya mümkün ve o dünya şekillenecek ellerimizle, ellerinizde… Gülümseyin elde sadece mum ışığı dahi olsa gene aranacak tek şey karanlıkta emege saygı olacaktır…
Güzel filmdi.
Filmin ilk yarısında yanımdaki arkadaşıma siteninde adresini verselermiş tam olacakmış dedim.
Ikinci yarida siteninde adresini verince cok hos oldu.
Hakli mucadelenizi ve buna destek veren guzel filmi filme emegi gecen herkesi selamliyorum.
az bile anlatılmış arkadaşlar..kölelik yok olmadı kıtalar geziyor artık.isim değiştirdi.o kapital babanın çoçuklarından birinin adı da çağrı merkezi..Artık susulmamalı artık susmamalı..
Derdimizi yine bu sektörde çalışan biri bilir.
Bu sektörün çok acil sendikalaşmaya ihtiyacı var.ancak bu durum güçlü stk larıda bu işin içerisine çekerek olacak..
sevgiler.
Türk sinemasının başucu filmlerinden bir tanesi.
İşimizi,işimizin zorluklarınıda güzel anlatan bir film umuyorum ki bu film ile çağrı merkezi işinin aslında çok kolay olmadığını anlarlar.
“aman ne yapıyorsunuz ki bütün gün bilgisayar başında telefonlara bakıyorsunuz. Çok kolay!”
zihniyetinden kurtulmak dileği ile..
Biz çağrı merkezi çalışanları Köle değiliz bizi köle olarak nitelendirenlere lanet.
Artık bir dur demeliyiz kurulan düzene.
Artık sendikalaşma vaktidir.
Günümüzde gitgide büyüyüp iş gücü açısından lider söktör haline gelen çağrı merkezlerinde yaşanan sıkıntıların abartısızca sahneye aktarıldığı mükemmel bir filmdi.
Türkiye’nin en iyi çağrı merkezinden birinde çalışıyorum. Kurumsal bir firmadayım ve hakkımı sonuna kadar alıyorum. Elbetteki kötü yerler vardır ama ben bir çağrı merkezi çalışanı olarak müşterilerden şikayetçiyim. Arayanların yarısından çoğu eğitimsiz onun bunun verdiği yanlış bilgiyle bizi arayıp küfür eden bile var. Eğitim şart ,eğitimsiz bir toplumdayız. Üstelik bu eğitimsizler arasında Türkiye dışına çıkan ve başka ülkelere gidip gelen insanlar da dahil. İnsanların kullandıkları ürünlerden haberi yok. Bizleri kavga etmek için arıyor. Biraz uzun oldu ama işverende de eğitim olacak, çalışanda da, arayan müşteride.
filmi az evvel seyrettim. su ana kadar hiç bir çağrı merkezi çalışanına kötü davranmış biri değilim. ama kötü davrananların olduğunu biliyorum. netice de telefonda konusan kişi robot değilki ( robot olmalarını da istemem aslında ) sadece insan..
Umarım hakettiğiniz değeri toplumdan işverenden görürsünüz.. Mutlu sohbetler dileğiyle…
İnanın seyrettiğim en güzel filmlerden birisiydi. Film ekibine çok ama çok teşekkür ediyorum. Filmin sonlarına doğru göz yaşlarım sel oldu ama çok güzeldi.
binbir çeşit insanlarla uğrasmanın o ınsnalara laf anlatmanın hızmet kalıte vs adı altında belırlı sureler ıcınde çalışılması hiç ama hiç kolay degıl… gercekten fılmde bızım yasadıklarımızın kosullarının zorlugunu anlatmaya çalısılmıs… taktır ettım gercekten…. bırazcık olsun anlatılabılındıgıne bile gercekten mutlu oldum… teşekkürlerrr
ataması yapılmayan öğretmenler platformu bünyesinde; il temsilcileri toplantısından dönüşte izledim.
kendimden çok şey buldum. Artık Türkiye’ de bile mücadele edildiğinde çok şey değişebiliyor…sevgiler herkese
Merhabalar,
Öncelikle filmi izlemeden önce herkes bana bu filmde kendimi bulacağımı söylüyordu. Filmi izlerken Çağrı merkezinde çalıştığım süre gözlerimin önüne geldi ve bende bu yüzden gözyaşlarıma engel olamadım. Ben filmde denildiği gibi çağrı merkezinden kaçanlardanım..Film çağrı merkezinde yaşanılan olayları gerçek bir şekilde ele almıştır diyebiliyorum çünkü; aynı hikayeyi yaşadım. Özellikle aklıdan çıkmayan sahnelerden birisi telefonda müşteri küfür kıyamet giderken telefon suratına kapatılır… kulaklığı fırlatırsın… takım liderin kulaklığı sana geri vererek bir sonraki çağrıyı almanı rica eder…Orada sen insan değilsin bir firmanın kuklasısın o ne isterse o olur… Kafamı kaldırıp çevremdeki çalışan arkadaşlarıma baktığımda insan deil kurulmuş robotlar görüodum ve bende o mekanizmanın bir parçasıydım…Emeğinize sağlık gerçekten çok güzel bir filmdi.Teşekkürler
Gerçekten bende sırf “çağrı merkezi” ile bağlantısı olduğundan ötürü izlemiştim filmi. Sitenizi yeni keşfettim ve o kadar mutlu oldum ki sanki aydınlığa kavuşmuş bir köle gibi hissettim kendimi bir anda. Bende kendi çapımda bir blog oluşturup bütün durumları düşüncelerimi orada paylaşmaya başladım. Belki isyanlarımı burada okumak isteyenler olabilir. Derneğimizin tüm faaliyetlerine katılmak isterim. Üye olmak gibi birşey varmıdır ?
http://anticagrimerkezi.blogspot.com/
Selamlar,
Başka dilde aşk filmini göreken kadar sizin, çağrı merkezi çalışanlarının üniversitelerden mezun olup da iş bulamadığınız, atanamadığınız için mecburiyet çalıştığınız bu kuutularda, çağrı merkezlerinde yaşadığınız onca haksızlığa rağmen isyan etmeden durabildiğinizi merak ediyordum ki filmde gördüğüm websitesi adresinizi, sırf böyle bir site var mı yok mu merakıyla girmesem, hakkınızı aradığınızı bilmeyecektim.
Ben de bir gencim, 24 yaşındayım ve üniversiteyi burslu kazansam da haksızlığa uğradım ve başka bir bölümü kazansam da maddi sıkıntılardan yüzünden üniversiteye gidemedim.Biliyorum, sizler de bir çok üniversitedn mezun olup işsiz kaldığınız için, kpss sınavında (ki kopya çekip atanan birçok kişi var) kamuda atanamadığınız için bilginize, aldığınız eğitime, kişiliğinize hakaret sayılabilecek çağrı merkezlerinde hayatlarınız yitip gidiyor.Genç nesillere bir gelecek veremeyen, hayallerini kutuların arasında yok eden, sırf bir kaç banka hissedarı ve patron daha fazla kar edebilsin diye bu çarkların arasında yokedilmeye karar verilmiş bir gençliğiz, sizin derdiniz benim de derdim.
Mücadelenizin herzaman yanında olduğumu bilmenizi isterim.
Hak verilmez alınır, zafer sokakta kazanılır!