Tekel İşçisi Yalnız Değildir
17 Aralık Perşembe günü, Ankara Abdi İpekçi Parkında hakkını arayan Tekel işçilerine yapılan polis saldırısının arka planında neler olduğuna göz atalım.
2008 Şubat’ında Tekel’in sigara bölümü, yarım saatten kısa süren bir ihale ile British American Tobacco (BAT) şirketine devredildi.
BAT, Camel sigarasının üreticisi ve firmanın hali hazırda işleyen bir üretim organizasyonu var. BAT’ın 1 milyar 720 milyon ABD Dolar verip Tekel’i satın almasının nedeni Samsun, Tekel 2000 ve Maltepe sigaralarının isim hakkı. Firma, Tekel’in işçilerini üretim sistemini ve depolarını işletmesine yük olarak görüyor ve tasfiye etmek istiyor. Öyle ki şartnamede “fabrikaların alıcıya devrinden önce bu fabrikalarda çalışan işçi statüsündeki personelin tamamının iş akitleri ŞİRKET (Tekel) tarafından feshedilerek tazminatları ödenecek” şeklinde bir ifade bile var.
Tekel İşçileri Kendilerine Biçilen Kadere, Tasfiye Edilmeye Direniyor
Tasfiyenin ilk adımı, gerçekleşti. Tekel’in tütün kısmı özelleşti. Şimdi sıra ikinci adımda. İkinci adım: özelleştirme kapsamında işine son verilen Tekel işçilerini 657 sayılı Devlet Memurları Yasasının 4-C1 maddesi kapsamında tanımlamak. Bu etap da geçilirse geriye tek hamle kalıyor, 4-C’li Tekel işçilerini senelik sözleşmeleri yinelememek suretiyle peyderpey işsizler ordusuna havale etmek.
AKP hükümeti Tekel işçilerini 4-C kapsamında tutmaya çalışıyor. Tekel işçileri de çocuklarına yarın da ekmek götürebilmeyi güvence altına alabilmek için meydanlara çıkıyor. Meydanlarda olanlar ise malumunuz, İstanbul’da itfaiye işçilerine su sıkan emniyet güçleri(artık kimin emniyetinin güçleriyse), TEKEL işçilerini de büyük bir başarıyla göle döküveriyor ve utanç dolu bir zafer daha kazanıyor.
Tekel İşçisi Yalnız Değildir
Ne kadar çok elimiz varmış meğer
İlkin, senin elinle tutuşan benimki
Sonra çocuklarınki
Gençlerinki
Tekel işçilerininki
Sonra, ellerin elleri…
Ne kadar çok elimiz oldu, baksana
Tutuşa tutuşa
Bir orman yangını gibi
Can Yücel
Tekel işçisi yalnız değildir, bu içi boş bir retorik değil. Tekel işçisinin kalabalıklarını sıralamaya kendi sektörümüzden çağrı merkezlerinden başlayalım.
PTT (Posta Telgraf Telefon)’nin kar edecek kısmı olan ‘telefon’ Türk-Telekom olarak ayrı bir firma olarak teşkilatlandırıldıktan sonra 2005 yılında özelleştirildi. Firma özelleştirme öncesinde örgütlü olan Haber-İş sendikasını güçsüzleştirmek çağrı merkezi hizmetini yüzde yüz kendi sermayesi ile kurduğu ASSİSTT AŞ de taşeronlaştırdı. Buna karşı çıkan ve sendika çalışması yapan arkadaşlarımızı da sudan bahanelerle işten çıkartıldı. Tekel işçisi örgütlenme hakkını istiyor, iş güvencesi istiyor, ASSİSTT AŞ’de, işten atılma korkusuyla, yarın başına ne geleceğini bilmeden çalışan müşteri temsilcisi arkadaşlarımız da aynı şeyi istiyor. İşte size bir sürü el.
THY’nin çağrı merkezinin taşeronlaştırılması sürecine gidelim. THY’nin çağrı merkezi hizmetleri – ki yine işyerinde yetkili sendika Hava-İş’i güçsüzleştirmek için, geçtiğimiz yıl Vodatech ve ASSİSTT AŞ’ye verildi. Bu iki firmada da sendika yok. Bu firmalarda çağrı alan bir müşteri temsilcisine verilen ücret, THY’de aynı işi yapan sendikalı bir çağrı merkezi çalışanına verilenin 3’/2′si civarında. Tekel işçisi ne istiyor? İnsanca yaşayacak bir ücret istiyor. Vodatech’te ASSİSTT AŞ’de çağrı alan kardeşlerimizin de talepleri aynı. İnsanca yaşayacak bir ücret. Bir sürü el de buradan katlıdı.
Tekel işçileri piyasanın çarkları arasında ezilmekten korkuyor. Diyarbakır’da, Samsun’da, Erzincan’da işsizlik tehdidi ile direnci kırılan ve düşük ücretle çalışmaya razı edilen çağrı merkezi çalışanlarının da benzer kaygıları var. Bakın bir sürü el daha.
Halk Bank çağrı merkezinde eşit iş yapıp farklı koşullarda farklı ücretlerle çalışan müşteri temsilcilerinin, geçtiğimiz sene apar topar Vodafone’dan çıkartılan arkadaşlarımızın, CMC’de ve GLOBAL’de çağrı alan arkadaşlarımızın elleri
Kent-Aş işçileri, İstanbul İtfaiyecileri, Tuzla gemi işçileri, demiryolu çalışanları…….
Bizim bir sürü elimiz var, o eller bir orman yangını gibi tutuşacak ve evlerine ekmek götürme kavgası veren insanları buz gibi havada yarı beline kadar suya sokanlardan hesap soracak.
Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek
Tekel İşçisi Yalnız Değildir
Notlar:
1. 4-C’li personelin işine devam edebilmesi her sene yapılan sözleşmenin yinelenmesine bağlı.
Benzer Yazılar:
- Vodatech İşçisi Yalnız Değildir!
- 20 Şubat’ta Tekel İşçisinin Yanında Ankara’dayız
- Birim Arkadaşımız Yalnız Değildir
- 4 Şubat’ta İş Bırakıyoruz
Kategori:: Kategorilenmemis • İşliklerde Gündem








