Birim Arkadaşımız Yalnız Değildir
İyi akşamlar, ben Çağrı Merkezi Çalışanları Derneği ve DİSK/BANK-SEN’in yaptığı çağrı üzerine sizi arıyorum.
Dernek ve sendikadan edindiğim bilgiye göre bugün sizinle aynı çağrı merkezinde çalışmış olan bir kişinin, bankayla süren davasının duruşması vardı.
Banka bu kişiye aylar boyunca fiili tecrit uyguladı ve istifaya zorladı. İş yerindeki diğer kişilerle konuşmasına müsaade etmedi, ayrıca diğer çalışanları da bu arkadaşımızla konuşmaması konusunda uyarıldı. Bu sürecin sonunda çalışan arkadaş mecburen iş akdihi feshetti ve bankaya dava açtı.
Öyle anlaşılıyor ki, çalıştığınız çağrı merkezinin yöneticileri bu ve buna benzer tavırlarıyla sizlere gözdağı vermek, haklarınızı savunmanızı engellemek ve sizi baskılamak istiyor.
Emekten yana olan bizler, sizlere yalnız olmadığınızı hatırlatmak için bu aramayı yapıyoruz. Konuşmalarınızın kayıt altına alındığını ve yöneticilerinizin bu kayıtları dinleyeceğini biliyoruz. Sizden herhangi bir yanıt vermenizi beklemiyoruz.
Haklarınızın güvence altında olduğu, emeğinizin hakkını aldığınız örgütlü bir iş yaşamı için Çağrı Merkezi Çalışanları Derneği’yle veya BANK-SEN sendikasıyla iletişime geçin.
İyi akşamlar
Basına ve kamuoyuna,Bugün Sirkeci İş Mahkemesi’nde ikinci duruşması görülen Birim T. adlı arkadaşımızın davasını basının ve kamuoyunun ilgisine sunmayı toplumsal bir sorumluluk addediyoruz.
Birim T. adlı, Çağrı Merkezi Çalışanları Derneği üyesi arkadaşımız 2006 yılında Türkiye’nin en büyük bankalarından birinin çağrı merkezi biriminde işe başlamıştır. 2008 yılında orta kademe yöneticilerinden biriyle yaşadığı kişisel bir problemin ardından, o güne kadar işinde başarılı, iş arkadaşlarıyla uyumlu ve defalarca takdir edilmiş, ödüllendirilmiş olan arkadaşımız, bir anda istenmeyen insan ilan edilmiş ve istifaya zorlamak amaçlı sistematik baskılarla karşı karşıya kalmıştır. İki ayı aşan bu süreçte arkadaşımızın maruz kaldığı yıldırmaya yönelik baskıların işkence boyutlarına ulaştığını iddia etmek abartı sayılmasa gerek. Arkadaşımız, iki ayı aşan bu süreçte iş arkadaşlarından ve iş araçlarından tamamen tecrit edilmiş, kimseyle iletişim kurmasına izin verilmemiş, bankacılık sistemine giriş şifresi iptal edilmiş ve boş bir masanın başında öylece oturması emredilmiştir. Öyle ki, bir taraftan kendisine her hangi bir iş yaptırılmazken, öte yandan başka bir işle uğraşmasına da müdahale edilmiş ve engellenmiştir. Yöneticilerin tehditkar ve aşağılayıcı üslubu ise giderek şiddetlenmiştir. Bu süreçte arkadaşımızın psikolojisi giderek bozulmuştur. Buna rağmen banka yöneticilerinin hiddeti azalmamış, aksine arkadaşımızın istifa baskılarına karşı direnmesi karşısında psikolojik yıldırmanın dozu iyice arttırılmıştır.
Arkadaşımız bütün bu psikolojik işkence sürecine iki ay kadar dayandıktan sonra Dernek avukatımız duruma müdahil olmuş ve bu sürecin durdurulması için banka yönetimi nezdinde girişimlerde bulunmuştur. Bütün iyi niyetli girişimlerimizin karşılıksız kalması ve psikolojik işkencenin devam ettirilmesi karşısında arkadaşımız, İş Kanununun “haklı fesih” öngören maddelerine dayanarak iş akdini tek taraflı olarak feshetmiş ve hakkını mahkeme yoluyla arama yoluna başvurmuştur.
Biz biliyor ve inanıyoruz ki arkadaşımız haklı ve meşru davasını kazanacaktır. İlgili banka da bu davayı kimin kazanacağını gayet iyi bilmektedir. Buna rağmen dava sürecinin uzamasından medet ummaktadır. İlgili bankanın izlediği bu tutum kurumsal bir anlayışın ürünü gibi gözükmektedir ve çalışanına psikolojik işkence ederek istifaya zorlama yönteminin mantıki devamıdır. Zira avukatımızın fesih öncesindeki girişimlerine rağmen durumu aynen devam ettiren yöneticilerin tutumuyla bugün ilgili bankanın hukuk biriminin davaya yaklaşımı tam olarak örtüşmektedir. Yani arkadaşımızın maruz kaldığı psikolojik işkenceler bazı “yetersiz” yöneticilerin kişisel ihtiraslarının ötesinde bir duruma işaret etmektedir. Anlaşılan odur ki, bankanın Birim arkadaşımıza yönelik tavrı, Birim arkadaştan da öte diğer çalışanları baskılamak, diğer çalışanların haklarını aramalarının önüne geçmek için yapılan bir gözdağı verme faaliyettir. Banka, personel yönetiminde, Birim arkadaş özelinde yapıp ettikleriyle diğer çalışanlara “ne kadar ileri gidebileceğini” göstermek istemiştir.
ÇMÇ-Der olarak Birim arkadaşımızın davasının takipçisiyiz. Bunun yanında bizler açısından mahkeme sürecinde çıkacak karar kadar bankanın bundan sonraki tavrı da önemlidir. Kendi iş kolunda çalışma kültürünü belirleyen öznelerden biri olan ilgili banka, Birim arkadaşa yönelik insafsız dayatmalarını haklı göstermek ve yaptığı yanlışa yenilerini eklemek yerine çalışanlarına karşı tavrını değiştirmelidir.
ÇMÇ-Der olarak ilgili bankayı şu an için ifşa etmiyoruz; ancak bankanın söz konusu tutumunu protesto etmek ve çağrı merkezi çalışanlarına haksızlıklar karşısında yalnız olmadıklarını hatırlatmak için:
üyelerimizi, dostlarımızı ve emekten yana bütün insanları bu akşam saat 19:30 – 20:00 arasında 444 0 333′ü arayıp mücadelemize güç vermeye çağırıyoruz.
Arama eylemi dolayısıyla bankacılık hizmetlerinde yaşanacak aksamanın tek sorumlusu banka yönetimidir. Arama eylemi bizim için meşru dayanışma ve hak mücadelesidir.
Mücadelemizde, her aşamada bizlerle dayanışmayı, yan yana durmayı sorumluluk bilen Banka ve Sigorta İşçileri Sendikası’na teşekkürlerimizi sunarız.
Yaşasın Sınıf Dayanışması
Çağrı merkezini arayacak dostlarımızın dikkatine:
444 0 333‘ü çevirdikten sonra sıfırı tuşlayıp kayıp çalıntıdan doğrudan müşteri temsilcisi arkadaşa bağlanacağız.
Aşağıdaki metini okuyacağız:
İyi akşamlar, ben Çağrı Merkezi Çalışanları Derneği’nin yaptığı çağrı üzerine sizi arıyorum.
Dernekten edindiğim bilgiye göre bugün sizinle aynı çağrı merkezinde çalışmış olan birinin, çalıştığınız bankayla süren davasının duruşması vardı.
Banka bu kişiye aylar boyunca fiili tecrit uyguladı ve istifaya zorladı. İş yerindeki diğer kişilerle konuşmasına müsaade etmedi, ayrıca diğer çalışanları da bu arkadaşımızla konuşmaması konusunda uyarıldı. Bu sürecin sonunda çalışan arkadaş mecburen iş akdihi feshetti ve bankaya dava açtı.
Öyle anlaşılıyor ki, çalıştığınız çağrı merkezinin yöneticileri bu ve buna benzer tavırlarıyla sizlere gözdağı vermek, haklarınızı savunmanızı engellemek ve sizi baskılamak istiyor.
Emekten yana olan bizler, sizlere yalnız olmadığınızı hatırlatmak için bu aramayı yapıyoruz. Konuşmalarınızın kayıt altına alındığını ve yöneticilerinizin bu kayıtları dinleyeceğini biliyoruz. Sizden herhangi bir yanıt vermenizi beklemiyoruz.
Haklarınızın güvence altında olduğu, emeğinizin hakkını aldığınız örgütlü bir iş yaşamı için Çağrı Merkezi Çalışanları Derneği iletişime geçin.
İyi akşamlar
Bize destek verecek arkadaşlara ve kurumlara şimdiden teşekkürler.
Benzer Yazılar:
Kategori:: Dernekten • Kategorilenmemis








sonuna kadar destek verıyorum bende o ılgılı yerın calısanıyım
Harikasınız! Şimdi daha da güç aldım sizden…
Merhaba,
aynı banka beni ….yılında istifaya zorladı.etmemek için direndigimde de ulaşılamayacak hedefler verip iş akdimi feshetti. O dönem çalışan herkesin de bildiği gibi olay tamamen kişiseldi. Bayanların iş hayatında yaşadığı sorunlardan. Ben iyi niyet gösterdiğim için zararlı çıktım ve işimden oldum. Ben de yanınızdayım.
Merhaba,
aynı banka beni 2005 yılında istifaya zorladı. Etmemek için direndigimde de ulaşılmayacak bir hedef verip iş akdimi feshetti. O dönem çalışan herkesin de bildiği gibi olay tamamen kişiseldi. Bayanların iş hayatında yaşadığı sorunlardan, ama ben iyi niyet gösterdiğim için zararlı çıktım ve işimden oldum..
Ben de yanınızdayım ve destekçinizim..
Neredeyse tüm hayatıma mal olabilecek bir deneyim yaşadım ve hiç de unutamadım. Yapılanlar kar kalmıyor elbet.. herkes hak ettiği şeyleri yaşıyor. Profesyonellerle çalışın. Kendi içlerine hükümdarlık kuranlarla değil.
AYNI ŞEYLERİ YAŞADIM. KONUŞMAMA İZİN VERİLMEDİ. İŞ AKDİMİN FESH OLDUĞUNU BANA İNSAN KAYNAKLARI BİLE BİLDİRMEDİ VE BEN DE İBRANAMEYİ İMZALAMADIM. Ama destek olan kimse olmadı.
Banka üst yönetiminin bilmemesi için olayı örtmek istediler belki de..
Her türlü destekçinizim..
saygılarmla
aynı bankayla ben ve bir kaç arkadaşımda mahkemeliğiz .. çalışmakta olduğumuz şubelerden mevcut görev pozisyonlarımız kaldırılıp Çağrı Merkezine gönderildik .. kabul etmeyen arkadaşımızın iş akdi “iş ahlakına uygunsuz davrandığı” gerekçesiyle fesh edildi, benim gibi kabul edenlerin bir çoğu gittikten sonra istifa etti.. akıl ve ruh sağlığını kaybetmek istemeyen biri olarak asla çalışabileceğim bir ortam değil .. vaad edilenlerle önünüze koyduklarıda tutarsız .. yanınızda ve destekçiniziz .